Avrupa’da alarm! Peş peşe yaşandı, aynı şüphe doğdu: ‘Sabotaj’ zinciri… Asıl hedef ne?

0
haber-gorseli-1787652505066

Batılı istihbarat kaynaklarının iddialarına göre Rusya, Avrupa’daki silah ve savunma sanayii tesislerine yönelik yeni bir sabotaj dalgası başlattı. Kremlin’in, NATO’nun kararlılığını test etmek ve Ukrayna’ya yönelik askerî desteği sekteye uğratmak amacıyla yerel suç grupları ve aracılar kullandığı öne sürülüyor.

Peki Avrupa’da hangi olaylar bu iddiaları gündeme getirdi? Rusya’nın operasyonlarda nasıl bir yöntem izlediği ve asıl hedefinin ne olduğu konusunda hangi değerlendirmeler yapılıyor? Detaylara biraz daha yakından bakalım…

AVRUPA’DA ŞÜPHELİ PATLAMA VE YANGINLAR ARTIYOR

Avrupa’nın farklı ülkelerinde Ukrayna’ya silah ve askerî ekipman sağlayan tesislerde son dönemde art arda yangın, patlama ve sabotaj şüpheleri gündeme geldi. Bulgaristan’da 10 Ağustos’ta ülkenin en büyük özel silah üreticilerinden EMCO’ya ait tesiste büyük bir patlama meydana geldi. Ukrayna için 155 milimetrelik topçu mühimmatı üreten şirketin tesisindeki ilk yangının, bir deponun yakınında park halindeki kamyonda çıktığı bildirildi.

Üç gün sonra İtalya’da, Roma yakınlarındaki Colleferro’da KNDS Ammo Italy tarafından işletilen mühimmat fabrikasında patlama yaşandı. Olayın, barut işleme tesisinde çıkan ve nedeni henüz açıklanmayan bir yangının ardından meydana geldiği belirtildi.

Çekya’da ise yılın başlarında Ukrayna için insansız hava araçları ve termal optik sistemler üreten bir fabrika yangında neredeyse tamamen yok oldu. Rusya’nın olası rolünün araştırıldığı soruşturma kapsamında dört şüpheli gözaltına alındı.

Litvanya’da da Kiev’e radyo dalga tarayıcıları sağlayan bir fabrikayı yakmaya yönelik girişim nedeniyle altı kişi hakkında suçlama yöneltildi.

Bu olayların tamamının Rusya tarafından gerçekleştirildiği kesinleşmiş değil. Ancak Batılı istihbarat çevreleri, olayların zamanlaması ve hedeflerinin Ukrayna’nın askerî tedarik zinciriyle örtüşmesine dikkat çekiyor.

ESTONYA’DAKİ MİLREM ROBOTICS BİNASI ATEŞE VERİLDİ

Sabotaj iddialarını yeniden gündeme taşıyan son olay ise Estonya’da yaşandı. Telegraph’ta yer alan habere göre Ukrayna’ya askerî tedarik sağlayan Tallinn merkezli insansız araç üreticisi Milrem Robotics’e ait bir bina, 15 Ağustos’ta çıkan yangında ateşe verildi.

Olayın kundaklama olup olmadığı ve Rusya bağlantısının bulunup bulunmadığı araştırılıyor. Estonya Başbakanı Kristen Michal, soruşturmacıların yangının sabotaj eylemi olup olmadığını ve Rusya’nın olaya dahil bulunup bulunmadığını incelediklerini açıkladı. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne insansız kara araçları sağlayan Milrem Robotics, Kiev’in askerî tedarik zincirinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

Fotoğraflar: AP

Olayla bağlantılı olarak komşu Letonya’da üç vatandaş gözaltına alındı ve soruşturma kapsamında tutuklandı. Letonya makamları Rusya’yı doğrudan suçlamadı ancak şüphelilerin yabancı bir devlete yardım sağlanan eylemlerle bağlantılı olarak soruşturulduğunu açıkladı.

Soruşturmanın Rusya bağlantısını da ele alması, olayın Moskova’nın Avrupa’daki faaliyetleriyle bağlantılı olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme getirdi.

RUSYA’NIN YÖNTEMİ DEĞİŞİYOR: YEREL SUÇ GRUPLARI

Batılı istihbarat değerlendirmelerine göre Rusya’nın operasyonlarında dikkat çeken değişikliklerden biri, doğrudan görev yapan ajanlar yerine yerel aracılara daha fazla başvurulması. Rus askerî istihbarat teşkilatı GRU’nun, hedef ülkelerdeki suç çevreleri içerisinde aracılar bulduğu ve bu kişiler üzerinden yerel çalışanlara görevler verdiği öne sürülüyor.

Telegram gibi çevrim içi mesajlaşma uygulamalarının bu bağlantıların kurulmasında kullanıldığı, operasyonlara katılan bazı kişilere kripto para üzerinden ödeme yapıldığı değerlendiriliyor.

Bu kişilerin bir bölümünün gerçekte Rusya adına faaliyet yürüttüğünün farkında olmayabileceği belirtiliyor. Böylece saldırının doğrudan Rus istihbaratına bağlanması zorlaştırılırken Moskova’nın olası diplomatik sonuçlardan kaçınmasının amaçlandığı değerlendiriliyor.

KREMLİN NATO İÇİNDEKİ AYRILIKLARI DERİNLEŞTİRMEK İSTİYOR

Batılı yetkililere göre sabotaj iddialarının amacı yalnızca fabrikalara zarar vermek veya Ukrayna’nın askerî tedarik zincirini aksatmak değil. Asıl hedeflerden birinin NATO müttefikleri arasında Rusya’ya karşı nasıl hareket edilmesi gerektiği konusunda görüş ayrılığı oluşturmak olduğu değerlendiriliyor.

Polonya ve Baltık ülkeleri Moskova’ya yönelik en sert açıklamaları yapan NATO üyeleri arasında yer alırken, Almanya ve İtalya gibi Batı Avrupa ülkeleri doğrudan suçlamaların gerilimi tırmandırmasından kaçınmaya daha yatkın.

Rusya’ya doğrudan bağlanması zor olan her saldırı, NATO içerisinde “ne kadar ileri gidilmeli?” tartışmasını yeniden gündeme getiriyor. Bu nedenle sabotajların düşük ölçekli ancak tekrarlanan eylemler şeklinde gerçekleştirilmesinin, NATO’nun tepkisinin sınırlarını ölçmeye yönelik bir yöntem olabileceği değerlendiriliyor.

RUSYA’NIN İHA HAMLESİ DE AYNI TABLONUN DİĞER YÜZÜ

Avrupa’daki savunma sanayii tesislerine yönelik sabotaj iddiaları soruşturulurken, Rusya’nın askerî kapasitesini genişletmeye yönelik adımları da dikkat çekiyor. Özellikle insansız hava araçları alanındaki büyüme, Moskova’nın NATO üzerinde oluşturduğu baskının yalnızca Avrupa’daki şüpheli sabotajlarla sınırlı olmadığını gösteren bir diğer gelişme olarak öne çıkıyor.

Son uydu görüntülerine ilişkin değerlendirmeler, Rusya’nın Ukrayna ve Belarus sınırlarına yakın bölgelerde yeni İHA fırlatma tesisleri oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Telegraph’ın aktardığı analizlerde en az 10 yeni merkezde toplam 59 fırlatma hattı tespit edildiği, bunların bir bölümünün daha uzun menzilli yeni nesil İHA’lara uygun olabileceği belirtiliyor.

Özellikle Geran-4 ve Geran-5 olarak adlandırılan yeni modeller dikkat çekiyor. Ukrayna kaynaklı olduğu belirtilen belgelerde bu araçların yaklaşık 90 kilogram yük taşıyabildiği ve bazı modellerin yaklaşık 1000 kilometre menzile ulaşabileceği öne sürülüyor.

Bu kapasitenin doğrudan NATO’ya yönelik bir saldırı hazırlığı anlamına gelmediği vurgulanırken, menzil artışının Polonya ve Baltık ülkeleri başta olmak üzere NATO’nun doğu kanadındaki askerî tesisler ve kritik altyapı açısından yeni bir güvenlik hesabı oluşturduğu değerlendiriliyor.

Rusya’nın İHA altyapısını genişletmesi ile Avrupa’daki sabotaj olaylarının doğrudan aynı operasyonun parçaları olduğuna ilişkin kanıt bulunmuyor. Ancak iki gelişme, Rusya ile Batı arasındaki mücadelenin farklı alanlarda aynı anda yoğunlaştığını gösteriyor.


‘RUSYA NATO’NUN SİNİRLERİNİ TEST EDİYOR’

Peki, Avrupa’daki sabotaj iddiaları ile Rusya’nın artan askerî ve İHA kapasitesi birlikte nasıl okunmalı? Moskova, NATO’nun sınırlarını farklı araçlarla test eden bir strateji mi izliyor?

İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Murat Jane’e bu konuları danıştığımda, Rusya’nın artan İHA kapasitesinin doğrudan NATO’ya saldırı hazırlığından ziyade bir baskı aracı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Jane, Rusya’nın NATO ülkelerine yönelik doğrudan bir saldırıdan ziyade mevcut kapasitesini ittifak üzerinde baskı oluşturmak için kullanabileceğini ifade etti:

“Böyle durumlarda ya da böyle haberler çıktığında, ‘Rusya acaba NATO’ya saldıracak mı ya da NATO üyesi bir devlete saldırabilir mi?’ sorusu hemen akla geliyor. Tabii ki saldırabilir ama benim kişisel fikrim şu yönde: Rusya aslında herhangi bir NATO üyesine ya da bir NATO toprağına saldırmaktan ziyade, bu kapasitesini NATO üzerinde bir baskı aracı olarak kullanmak istiyor.”

Bu kapasitenin özellikle Polonya ve Doğu Avrupa’daki NATO unsurları açısından oluşturabileceği tehdide dikkat çeken Jane, “Bin kilometrelik bir menzil sadece Polonya-Ukrayna sınırlarını değil, aynı zamanda Polonya’nın çok önemli noktalarını da etkileyebilir; Varşova’ya kadar gidecek bölgeleri tehdit edebilir. Ve sadece Polonya’yı değil, Baltık ülkelerini, Doğu Avrupa’daki NATO üslerini ya da askerî tesisleri de tehdit edecektir” ifadelerini kullandı.

NATO’nun hava savunma kapasitesinin güçlü olduğunu ancak yeni teknolojiler karşısında mevcut sistemlerin yeterliliğinin yeniden değerlendirilmesi gerekebileceğini belirten Jane, “Avrupa’nın Patriot sistemleri gibi farklı sistemleri var. Bunlar İHA ve füze saldırılarını tespit edebilir, önleyebilirler. Ama yoğun bir saldırı olduğunda, yani seyir ve balistik füzeleri aynı anda kullandığında, bu savunma sistemlerinin kapasiteleri sorgulanacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Jane, mevcut tablo üzerinden NATO ile Rusya arasında doğrudan bir savaş ihtimalinin kısa ve orta vadede düşük olduğunu belirterek değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Şimdilik burada bir şey bekleyemiyoruz. NATO-Rusya savaşı, en azından kısa ve orta vadede, çok mümkün gözükmüyor. Rusya’nın da bunu istediğini pek düşünmüyorum açıkçası. Bunlar, biraz daha NATO’nun sinirlerini test etmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilebilir.”

The post Avrupa’da alarm! Peş peşe yaşandı, aynı şüphe doğdu: ‘Sabotaj’ zinciri… Asıl hedef ne? first appeared on .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir