İran yönetiminden ABD Başkanı Donald Trump’a ve Washington yönetimine yönelik peş peşe sert açıklamalar geldi. İran dini lideri Mücteba Hamaney, ABD’nin Tahran’a yönelik düşmanca tutumunun iktidar değişiklikleriyle sona ermeyeceğini savunurken olası yeni bir saldırıya çok daha büyük karşılık vereceklerini söyledi. Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı’nın danışmanı Hamid Reza Moghadamfar ise İran’ın yeni askeri doktrin ve teknolojiler kullanacağı uyarısında bulundu.
İranlı yetkililer, ABD ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu kaybetmesini Trump yönetiminin savaş politikalarına yönelik tepki olarak değerlendirdi.

MÜCTEBA HAMANEY: ABD’YE TAVİZ VERMEK BÜYÜK BİR YANILGI
İran dini lideri Mücteba Hamaney, ABD’nin Tahran’a yönelik politikalarına ilişkin açıklamasında Washington’daki iktidar değişikliklerinin İran’a yönelik düşmanca yaklaşımı değiştirmeyeceğini savundu. ABD’nin İran’dan koşulsuz teslimiyet istediğini belirten Hamaney, Washington’a taviz vermenin yeni saldırıları teşvik edeceğini öne sürdü.
Hamaney, “ABD’ye taviz vermek, onu İran halkına düşmanlık etmekten vazgeçirmez. Bu, büyük bir yanılgı ve İran halkının büyük kazanımlarına karşı nankörlüktür. Büyük Şeytan’ın arzusu, İran halkının koşulsuz teslimiyetidir. Bu ancak düşmanı daha büyük taleplerde bulunmaya, yeni savaşlar başlatmaya ve yeni saldırılar düzenlemeye cesaretlendirecektir” dedi.
ABD hegemonyasının sona ermesinin yakın olduğunu savunan Hamaney, Washington’ın bu sonu uzak gördüğünü ifade etti. Hamaney, ABD’nin saldırgan tutumunu tekrarlaması halinde İran’ın çok daha büyük bir karşılık vereceğini söyledi.

DEVRİM MUHAFIZLARI’NDAN ABD VE İSRAİL’E YENİ DOKTRİN UYARISI
İran Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı’nın danışmanı Hamid Reza Moghadamfar da ABD ve İsrail’e yönelik sert açıklamalarda bulundu. ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı veya işgal girişiminde bulunması halinde farklı askeri teknolojilerin ve yeni bir doktrinin devreye sokulacağını belirten Moghadamfar, şu ifadeleri kullandı:
“Washington’ın herhangi bir işgal girişiminde ya da topraklarımıza saldırıda, yeni bir askeri doktrin ve yeni bir teknoloji kullanılacak. İran’ın yanıtı, sınır tanımayan ve düşmanın öngöremeyeceği biçimde orantısız olacak.”
ABD’nin Afganistan ve Irak’taki askeri varlığının sona erdiğini öne süren Moghadamfar, Washington’ın bölgede güvenli bir alanının kalmadığını savundu.
Moghadamfar, “Amerika, Afganistan ve Irak’taki üslerini kaybetti ve bölgede yerinden edilmiş bir varlık haline geldi. Yıllarca çeşitli ülkelerde konuşlanmış olan ülkenin askeri üsleri bugün çöktü ve Amerika’nın bölgede güvenli bir yeri kalmadı” ifadelerini kullandı.
ABD’yi bölgedeki en büyük sansürcü ve sahtekâr olarak nitelendiren Moghadamfar, Amerikan medyasının ülkenin yenilgilerine ve askeri gücünün gerçek durumuna ilişkin haberleri yayımlamaktan kaçındığını iddia etti.

İran’ın başkenti Tahran’daki bir oyuncu, ABD Başkanı Donald Trump’ı canlandırıyor.
“98 İHA, SAVAŞ UÇAĞI VE RADAR SİSTEMİ İMHA EDİLDİ”
ABD ve İsrail’in ağır ekonomik ve askeri kayıplar yaşadığını ileri süren Moghadamfar, bu kayıpların iki ülkenin yenilgisinin göstergesi olduğunu savundu.
Moghadamfar, “Derin ekonomik kayıplar, askeri prestij kaybı ve 98 insansız hava aracı, savaş uçağı ve radar sisteminin imha edilmesi, ABD ve İsrail’in yenilgisinin sonuçlarının sadece bir parçasıdır” dedi.
İran’ın yeni askeri doktrini kapsamında olası saldırılara verilecek yanıtın geleneksel misillemeyle sınırlı kalmayacağını belirten Moghadamfar, Tahran’ın daha büyük, asimetrik ve orantısız hedeflere yönelebileceğini söyledi. Bu hedeflerin coğrafi ve zamansal sınırlarla kısıtlanmayacağını ifade etti.
İranlı komutanların veya siyasi liderlerin hedef alınması durumunda karşılık verileceği uyarısında bulunan Moghadamfar, “İranlı komutanlar ve siyasi liderler hedef alınırsa, düşman komutanları ve siyasi liderleri de hedef alınacaktır ve İran’ı parçalama veya içeride huzursuzluk yaratma girişimlerinin bedeli çok ağır olacaktır” ifadelerini kullandı.
“TRUMP HAYAL DÜNYASINDA YAŞIYOR”
İran Meclisi Başkanvekili Ali Nikzad Semerin de parlamento oturumunda yaptığı konuşmada Trump’ın seçim yenilgisini, “İran halkı karşısında aldığı yenilginin artçı sarsıntıları” olarak nitelendirdi.

Nikzad, “Sosyal medyada kullandığı söylemlerle zafer kazanmaya çalışan, hayal dünyasında yaşayan ABD Başkanı, iç siyasetinde de yenilgiye uğramıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmasında 4 Kasım Dünya Ulusal Emperyalizmiyle Mücadele Günü’ne ve 1979’da ABD Büyükelçiliği’nin ele geçirilmesinin yıl dönümüne değinen Nikzad, Washington’ın 1953 darbesinden bu yana İran’ın iç işlerine müdahale ettiğini savundu.
ABD’nin sekiz yıl süren İran-Irak Savaşı sırasında Baas rejimine istihbarat ve silah desteği verdiğini belirten Nikzad, 1988’de İran yolcu uçağının düşürülmesini ve ekonomik yaptırımları da hatırlattı.
Nikzad, Hürmüz Boğazı’nda olası bir askeri girişime “ezici bir yanıt” verileceğini belirterek ABD güçlerinin bölgeyi terk etmek zorunda kalacağını söyledi.
KALİBAF: “ABD HALKI SAVAŞA ‘HAYIR’ DEDİ”
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da ABD’deki ara seçim sonuçlarının ardından X hesabından açıklama yaptı. ABD halkının savaşa karşı tavır aldığını savunan Kalibaf, şu ifadeleri kullandı:
“İster vicdanlarının sesini dinleyerek ister geçim masraflarının baskısıyla olsun, ABD halkı savaşa ‘hayır’ dedi ve biz de bu mesajı destekliyoruz.”
Kalibaf, Washington yönetiminin kendi halkının iradesine aykırı hareket etmesi halinde İran’ın sert karşılık vereceğini belirtti.
İran Meclis Başkanı, “ABD yönetimi, uluslararası efendilerine ve haraç kesenlere hizmet etmek uğruna kendi halkının genel iradesine ihanet ederse, bizim vereceğimiz yanıtın ABD yönetimi için bir kâbusa dönüşeceğini anlayacaktır” dedi.